Araştırma Konusu Özeti veya Fikir Dünyası
| ||||
Çocukluğu Ergani, Maden ve Dicle ilçelerinde geçen ve 1938 yılında Ergani'de 3 ay ilkokul öncesi ihtiyat sınıfına devam eden Sezai Karakoç, ilkokulu 1944'te Ergani'de bitirdi. Daha sonra Maraş Orta Okuluna parasız yatılı olarak kayıt oldu. 1947'de burayı bitirerek Gaziantep'te yine parasız yatılı lise öğrenimine başladı. Gaziantep Lisesi'nden 1950'de mezun edildi. Felsefe okumak istediği için İstanbul'a gitti. Babasının isteği İlahiyat Fakültesiydi. Kendi parasıyla okuyamayacağını anlayınca, parasız yatılı kısmı bulunan Siyasal Bilgiler Fakültesi sınavına girdi. Sınav sonuçlarını beklerken de Felsefe bölümüne kayıt yaptırır; şayet sınavı kazanamazsa felsefe tahsili yapacaktır.
Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'ni kazanarak başladığı yüksek öğrenimini 1955'te fakültenin mali şubesinden mezuniyetle tamamladı. Mecburi hizmet sebebiyle Maliye Bakanlığı’nda Hazine Genel Müdürlüğü Dış Tediyeler Muvazenesi Bölümüne atandı.
Daha sonra Maliye müfettişliği sınavına girer ve kazanarak ve 11 Ocak 1956'da müfettiş yardımcılığı görevine başlar. 1959 yılında İstanbul'da Gelirler Kontrolörüdür. Bir ara Ankara'ya çağrılıp Yeğenbey Vergi Dairesinde görevlendirilirse de kısa bir müddet sonra yine İstanbul'daki görevine döner. Görevi icabı Anadolu'yu çok gezer ve birçok il, ilçeyi inceleme, tanıma fırsatı bulur. 1960 - 1961 yıllarında yedek subay olarak yaptığı askerlik görevinden sonra İstanbul’daki görevine kaldığı yerden devam etti. 1965'ten 1973'e kadar birçok kez istifa etti. 1973’ten bu yana da hiçbir resmi görev almadı.
İstanbul'da Diriliş Yayınları ve Diriliş dergisini kurdu. 1990 yılında "güller açan gül ağacı" amblemiyle Diriliş Partisi'ni kurdu. Yedi yıl partinin genel başkanlığını yürüttü. Ancak buparti 19 Mart 1997'de üst üste iki defa genel seçime girmediği için kapatıldı. 2006 yılındakültür bakanlığı özel ödülü ile ödüllendirildi. Bakanlığa, ödülün para kısmının kültür sanatişlerine harcanmasını, diğer kısmınınsa posta ile bildirdiği adrese yollanmasını rica ettiği birmektup yolladı. 2007 yılında Yüce Diriliş Partisi'ni kurdu ve halen partinin genel başkanlıkgörevini yürütmektedir. 2007 yılının Nisan ayından beri her cumartesi akşamı, Yüce DirilişPartisi İstanbul İl Başkanlığı'nda değerlendirme konuşmaları yapmaktadır. Bu konuşmalarpartinin internet sitesinden canlı olarak yayınlanmaktadır. Karakoç, 2011 yılındaCumhurbaşkanlığı Edebiyat Ödülü'ne layık görüldü fakat kendisine verilen plaket ve para ödülünü reddederek bu ödülü almaya gitmedi.
| ||||
Araştırma Konusunun Sosyal Hayatımız Üzerine Etkisi
| ||||
Türkçenin yaşayan en büyük şairi olduğu, son yarım asırda yazılan Modern Türk Şiirinintartışmasız kurucusu ve öncüsü olduğu ülkemizin ilgili bütün bilim adamları ve eleştirmenlerince yazıldı, söylendi. Hakkında yapılmış akademik incelemeler, yükseklisansve doktora tezleri, onlarca seçkin derginin çıkardığı özel sayılar, bildirileri kitaplaşmış da olan sempozyumlar, Karakoç’un çağımızda aramızda yaşayan bir büyük kurucu/öncüolduğunu kayda geçirmiş bulunuyor. Bir yandan İslam Medeniyeti’nin altın çağlarındayetişmiş Muhyiddin İbni Arabi, Hazreti Mevlana, Yunus Emre, Gazali gibi ilim, fikir ve sanatbüyükleriyle akrabadır; öte yandan Bediüzzaman Said Nursi, Mehmet Âkif, Muhammed İkbal ve Necip Fazıl Kısakürek gibi son asrın belli başlı iman ve aksiyon bayraktarlarıyladoğrudan halef-selef diyebileceğimiz bir yakınlık içindedir. Adını andığım bu şahsiyetlerin“davası”, Karakoç’ta altın bir süzülüşle yenilenmiş ve yeniden üretilmiş olarak karşımızaçıkar. Dava çok özetlersek, İslam Milleti’nin “kutlu millet gerçeği”ne dönmesi ve böyleceİslam Medeniyetinin bir kere daha ihya (diriliş) ve inşa edilmesidir.
Şiir, düşünceye göre sanki daha “seküler” bir alana aitmiş gibi görüldüğünden, İslam’a mesafeli duranlar, Karakoç’un İslam Medeniyeti düşüncesine de uzak duruyor, fakat onunbüyüklüğünü gözlerden saklamak mümkün olmayınca bu sefer şairliğini öne çıkararakfikirlerini arka planda tutmayı deniyorlar. Çoğu zaman bu tuzağa maalesef bizler de düşüyoruz.
| ||||
Araştırma Konusunun Kişisel Hayatınıza Etkisi
| ||||
Karakoç, İslam Birliği fikrinin günümüzde en güçlü, en ısrarlı savunucusudur. İslam Para birimi, İslam Paktı, İslam Barış Gücü, Dicle –Fırat İslam Federasyonu gibi bugün hepimizinbildiği, kullandığı kavramları ilk kez Karakoç ortaya atmış, yüksek sanat yeteneğini de hizmete koşarak güçlü fikirlerinin benimsenmesini sağlamıştır. Son dönemde yayınladığıÇıkış Yolu adlı üç ciltlik eseri okuduğumuzda, Karakoç’un bu “Birlik” düşüncesini, aciliyetkazanmış, bir an önce uygulamaya geçirilmesi gereken hayati bir mesel olarak ele aldığınıgörüyorum.
| ||||
Araştırma Konusunun Tavsiye Edilecek Özellikleri
| ||||
Sezai Karakoç ara dönemin bittiğini söylemek için işte tam burada devreye giriyor aynenMevlana’nın iman coşkunluğunu elitize ve estetize bir forma sokması gibi. Karakoç, bizişiiriyle yakalıyor, Mesnevi’nin yaptığı gibi. Tabiri özellikle seçtim; Sezai Karakoç şiiri, biziyakalamıyor, Sezai Karakoç bizi, şiiriyle yakalıyor. Sezai Karakoç ‘sübjektivitesi’ Diriliş şiirive külliyatı ‘objektivitesi’ ile bizi düşünce ve duygu estetiğinden yakalayarak sorununkaynağına ve hatta daha derinlere iniyor. Zamanı ve Mekanı maden gibi eriterek okuyucuyu, fizikötesine ve zamanın üst boyutlarına çıkarıyor.
Onun Mevlana ve Mesnevi yorumunda kurduğu sübjektivite ve objektivite izahına tıpatıp benziyor bu durum. Aynen Mesnevinin bu coğrafyadaki etkisine benzer bir etki.. Bu etkiyikitlesel yani toplumsal bir etki olarak görmek doğru olmaz. Ne Mevlana’nın ne Gazali’nin ve ne de Karakoç’un böyle bir iddiası hiç olmadı. Bu etki daha ziyade öncülerde ve aydınlardayaşanan ve yaşatılması gereken bir etkidir. Bu dikey etkinin kitleselleşmesi ve yatayyansımalara dönüştürülmesi Yunus Emreler ve Hacı Bektaş Veliler eliyle olmuştur. HorasanErenleri gibi bir gönüllü ordusu eliyle oldu.
| ||||
Saturday, October 15, 2016
Hem Ekonomi Hem Şiir
Subscribe to:
Posts (Atom)